SİVAS DARMA DUMAN!
Kötü hava koşulları nedeniyle Sivas'a zar zor ulaşabilen Fenerbahçe sahada çok rahattı: 1-5
Süper Lig’de ‘en yabancısız’ maçına çıktı dün Sarı-Lacivertliler. 'İlk onbir'de kontenjandaki yedi isimden sadece Bilica ve Alex vardı. Ama yerli rekoltesi milli seviyeleri bulan Fenerbahçe onbiri, formundan ve hal-gidişinden pek memnundu ve bunu takacak gibi değildi. Hele de yeni bir başlangıca ya da geçen seneki formuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyan kötü Sivas karşısında.
Hevesli ama emniyet kilidi açık başladı karşılaşma. İki taraf da erken gole yatırım yapmak yerine ataklarda ‘Bir arkadaşa bakıp’ dönüyorlardı. İlk 20 dakika ritim açısından iyi olsa da, üç dakikalık özetin 10 saniyesini dolduracak bir pozisyon yaratamadı. O dakikadan sonra maç koptu.
20’deki Fenerbahçe kornerinde Bilica’nın arka direkteki vuruşu teşebbüs aşamasında kaldı. Ama Kanaryaların belli ki gole dönük irade beyanları billurlaşacaktı.
25’te Semih’in topuğuyla açı yakalayan Wederson, Topuz’u gördü, onun vuruşu ise direkten sekti. Buna Yiğidoların ilk cevabı 27’de Yıldız’ın başarılı pivot hareketleriyle gelen Taider’in şutuydu. Böylece Sivas da gole giden patikaları keşfetmeye başlamıştı. Fakat Fenerbahçe golün şifresini daha çabuk çözdü. 30’da Uğur’un pişirdiği pozisyonda Semih kötü kaçırdı ama aynı dakikada bu sefer Selçuk’un şık hareketleriyle hamurunu kardığı güzel pası affetmedi: 0-1.
İyi oyunun karşılığını nihayet aldı konuk ekip. Devamını da getirmek istediler ama Sivas’ın tam süngüsü düşecekken 37’de Mehmet Yıldız devreye girdi. Wederson’un uzaklaştırmak yerine rakibe servislediği top Yıldız’ın ayağına tam oturdu ve kaptan, aylar sonra giydiği formayla Sivas’a derman olacağını gösterircesine sert vurdu: 1-1. 42’de Semih’in şık plasesi, ardından 45’teki Sivas kale önü karambolü, bir de son dakikada Özer’in füzesi girmeyince anlaşıldı ki sahnenin yeniden nasıl kurulacağı ikinci yarıda belli olacaktı. Ama şu kesindi: Beraberlikle biten ilk yarıyı temyize götürecek taraf ikinci golü bir türlü bulamayan konuk ekipti.
Yeni devreye aktif, dinamik, heyecanlı başlayan ev sahibiydi. Golü bulan ise 55’te konuk ekip oldu. Sakatlık ardına sıkışan hızlı hücumda Deniz muhteşem bir uzun pasla Semih’i kaçırdı. Kaleyi karşısında görünce kaçıracak forvetlerden değildi ikinci kaptan: 1-2. 58’de sahanın en iyilerinden Deniz belki de maçı koparmak için, hazır Sivas defansı geçirgen olmuşken bir kez daha Semih’i gollük bir koşuya soktu, fakat onun pasını Topuz tamamlayamadı. Yine de rahattı Sarı Lacivertliler. Düzeni oturtmanın verdiği hevesle yüklenmeye devam ettiler. Çok geçmeden gollerin ardı arkası kesilmedi. Maçın kalan bölümünü anlatmak için bir Uğur Boral parantezi açmak gerek. Çünkü iki sezon önce tam da bu zamanlarda Sevilla ve Dani Alves’i tersyüz eden Uğur Boral, o günleri anı olmaktan çıkarıp hafızamızı güncelledi. Önce 66’da Semih’in pasıyla ceza sahasına girip çaktı: 1-3. Ardından 70’te bu sefer Cristiano Ronaldo misali soldan sağa alıp tavana astı: 1-4. Artık halısaha formatına dönen oyunda yapacak bir şey kalmamıştı. Sivas’ın beyaz bayrak sallandırması da durdurmadı lideri. 84’te Alex’in asistiyle Gökhan Gönül skoru beşledi. Bu gol aynı zamanda bir sene önce şampiyonluğa oynayan Sivas’ın geldiği noktayı da gösteriyordu. Ne demişler: Dipten aşağısı yoktur.



del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin