İŞTE AKP'NİN ENGELLİLERE VE ŞEHİT AİLELERİNE BAKIŞ AÇISI
Şu son birkaç haftadır; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve silah arkadaşları; pardon siyaset arkadaşlarının dilinden düşmeyen iki unsur var:'Engelliler ve Şehit Aileleri'...Anayasa Değişikilği'nin yargıyı siyallaştıracağını söyleyen kimselere, 'İyi de engelli haklarını savunuyor', 'Şehit ailelerine ayrıcalık tanıyor' diye bas bas bağırıyorlar... Hele şu Kılıçdaroğlu'nun zamansız 'Af' isteyerek AKP'nin ekmeğine tereyağla birlikte bir de çam balı sürmesinin ardından, Erdoğan, çok daha fazla acitasyona başladı...Açılım sonrası, davul, zurna ve törenle sınırdan giren 'Terörist', şehit ailesinin gözpınarlarını yaşlandırmayıp, şehit kemirlerini sızlatmazten; genel af isteği bir anda gözleri sulandırdı, kemikleri sızlattırdı...Peki şu an 'Engelli' ve 'Şehit Aileleri' ile ilgili tutum ve davranışları ne mi?Hemen aktarayım:
Şu son birkaç haftadır; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve silah arkadaşları; pardon siyaset arkadaşlarının dilinden düşmeyen iki unsur var:
'Engelliler ve Şehit Aileleri'...
Anayasa Değişikilği'nin yargıyı siyallaştıracağını söyleyen kimselere, 'İyi de engelli haklarını savunuyor', 'Şehit ailelerine ayrıcalık tanıyor' diye bas bas bağırıyorlar...
Hele şu Kılıçdaroğlu'nun zamansız 'Af' isteyerek AKP'nin ekmeğine tereyağla birlikte bir de çam balı sürmesinin ardından, Erdoğan, çok daha fazla acitasyona başladı...
Açılım sonrası, davul, zurna ve törenle sınırdan giren 'Terörist', şehit ailesinin gözpınarlarını yaşlandırmayıp, şehit kemirlerini sızlatmazten; genel af isteği bir anda gözleri sulandırdı, kemikleri sızlattırdı...
Peki şu an 'Engelli' ve 'Şehit Aileleri' ile ilgili tutum ve davranışları ne mi?
Hemen aktarayım:
Yer: İstanbul...
Saraçhane'de bulunan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sarayı Toplantı ve Kokteyl Salonu...
Sıra sıra sandalyeer, sadece en ön sırada protokolün popocuğu acımasın diye yumuşacık deri kaplı 16 tanesi dahil, 200'ü aşkın klotuk...
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın da katılacağı bir konferans var, ama o da ne?
Konferansın başlamasına bir saatten az bir zaman var, salonda taş çatlasa yirmi kişi ya var, ya yok...
Kara kara düşünmey başlar genel sekreterlik...
'Başkan Topbaş üzülür bu duruma, ne yapmalı, ne etmeli? Hah buldum, buldm'...
Çözüm bulunur...
Tophane semtinde, İstanbul Büüykşehir Belediye Başkanlığı'na bağlı olarak kurulan, tüzüğünde amacı; 'İstanbul'daki tüm engelli vatandaşlara hizmet vermek' yazılı olduğu halde, 11 sene içinde daha kaç ilçede kaç engelli olduğu sayısnı bile bilmeyen, ya da hadi 'Tespit edemeyen', personelinin bir kısmı Sağlık A.Ş., bir kısmı Sağlık Daire Başkanlığı, bir kısmı ise taşeron şirket olmak üzere karmaşık bir yapısı bulunan, personel bilgisayarlarının hoparlörlerinden ilahiler ve 'Edirne'den Kars'a kadar AK AK AK Parti' şarkıları yükselen ve 'ÖZ-HA' kısa adı ile lanse edilip, 'Özürlüleen Sosyal Hayata Adaptasyonu' açılımı ile geliştirilmek istenen projeyi altı yıldır hayata geçiremeyen, oruç tutmayan ya da tüm personel gibi Cuma Namazı'na gitmeyen personelin, engelli de olsa sebepsiz ve gerekçesiz yere işten çıkartıldığı İstanbul Özürllüer Merkezi'dir sorunu çözecek olan...
Hemen haber salınır İstanbul Özürlüler Merkezi'ne, 'Aman müdürm, canım müdürüm. Konferans salonu boş kaldı, başkanım üzlür ve sinirlenir. Yar bize acil koltuk dolduracak kim varsa, çaycı, odacı, personel, engelli; hemen acil yola çıkartın, zamanımız yok...'
...Ve telefon kapanır kapanmaz, harekete geçer yetkili. O anda kim varsa orada, personel, engelli, engelli yakını, çaycı, odacı(Bunların da çoğu engelli), iki ya da üç minibüse doldurularak, hooooooop Saraçhane'ye...
'Konferans sonuna kadar kimse buradan ayrılmayacak, personel için bugün mesai burasıdır. Ayrılanı, salonu terk edeni yakarım'; tehditi, korkutur personeli, 'Tıbi Atık ve Çöp Toplama Merkezleri Yönetmeliği'ne Hukuki Katkı' konulu konferansı, beş saat dinler engelliye hizmet etmekle yükümlü personel ve engelli ve hizmet almak için o gün şans eseri merkeze gemiş olan engelli yakını..
Merkez boşalmıştır, gelene-gidene; bir görev dolayısıyla o gün hizmet verilemeyeceği belirtliir.
Ama salonu dolu gören Başkan Topbaş keyiflidir ya, olsun...
Bu tip konferanslar, eskeza Merter'de olursa, bu kez iki alternatif vardır:
Ya yine İstanbul Özürlüler Merkezi, ya da en yakında bulunan ve örtülü olarak AKP ilçe ya da mahalle temsilciliğine dönüştürülümüş olan 'Şehit Ailesi Derneği'..
Kim var, kim ok; belediye başkanlığı Merter Binası'na etkinilğe götürülmek üzere araçtlarla oradan alınıp, engelli ya da şehit ialelerini yakından ilgilendiren, 'Zabıta Hizmteleri', 'Ağaçlanırma ve Parkların Temizilği' ya da 'Laleler ve İstanbul' konulu konferaslara götürülürler..
Sırf, 'Ne onların canları sıkılsın, ne de salonu boş görüp Başkanım Topbaş'ın canı sıkılmasın' diye...
Evet...
Anayasa Değiikliği'ne 'Evet' demeden önce, AKPli bir büyükşehir belediyesinin, engelli ve şehit ailelerine bakış açısı bu!
Otobüs duraklarına, koca koca afişler asmışlar; 'Şehit Aillerine Ayrıcalık', 'Engellilere Hak ve Hukuk' diye..
Merakım şu, 13 Eylül 2010 Pazartesi sabahı, referandumdan 'Evet' çıkmışsa, bu bakış açısı değişip, ayrıcalık ve hak-hukuk yerini bulacak mı?



Haber içeriğindeki eklentiyi indir >>
del.icio.us
Digg
Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin